Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2014/617 E. sayılı kararında, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmesi neden bozulmuştur? Mahkemenin yapması gereken doğru hukuki niteleme ne olmalıydı?
Anılan kararda beraat kararının bozulmasının sebebi, mahkemenin suç vasfında yanılgıya düşmesidir. Olayda, 15 yaşından büyük mağdurenin koruma altındaki yurttan kaçarak kendi rızasıyla sanığın evinde kaldığı kabul edilmiştir. Yargıtay'a göre bu eylem, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (TCK m. 109) suçunun unsurlarını (cebir, tehdit veya hile ile bir yere gitmesini engelleme) oluşturmaz. Ancak, iddianamedeki anlatıma göre eylem, TCK m. 234/3'te düzenlenen 'Kanunî temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu... yanında tutma' suçunu oluşturmaktadır. Mağdurenin kaldığı yurdun kanuni temsilcisi olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın şikayetçi olduğu da gözetildiğinde, mahkemenin sanığı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat ettirmek yerine, eylemi doğru niteleyerek TCK m. 234/3 uyarınca cezalandırması gerekirdi. Bu nedenle karar, suç vasfının hatalı tayini nedeniyle bozulmuştur.