Bir aday memurun, adaylık devresi içinde 'hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumları' tespit edildiği gerekçesiyle DMK m. 56 uyarınca ilişiğinin kesilmesi işlemi, idarenin takdir yetkisi kapsamında mıdır? Metindeki Danıştay kararı bu konuda nasıl bir yaklaşım sergilemektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98975

Evet, metindeki Danıştay 5. Dairesi'nin 30/05/1968 tarihli kararına göre, aday memurun 'hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumlarının' tespiti, idareye bırakılmış bir takdir yetkisi kapsamındadır. 'Memuriyetle bağdaşmayacak durumlar' ifadesi, kanunda somut olarak tanımlanmamış, soyut ve genel bir kavramdır. Bu nedenle, idare her somut olayın özelliğine göre bu durumun varlığını değerlendirir. Danıştay, bu ifadenin idareye bir takdir hakkı tanıdığını kabul ederek, bu gerekçeyle yapılan göreve son verme işlemini, idarenin takdir yetkisi dahilinde görerek davayı reddetmiştir. Ancak bu takdir yetkisinin de sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun, objektif ve makul gerekçelere dayanması gerektiği idare hukukunun genel ilkelerindendir.