Bir memurun, memuriyete girerken aranan şartlardan birini (örneğin TCK'da sayılan belirli suçlardan mahkum olmama) taşımadığının sonradan anlaşılması halinde DMK m. 98/b'ye göre görevinin sona erdirilmesi işlemi, sonradan çıkan bir kanunla mahkumiyetine neden olan fiilin suç olmaktan çıkarılması durumunda nasıl etkilenir? Metindeki Danıştay kararı ışığında açıklayınız.
Eğer memurun görevine son verilmesine neden olan mahkumiyet kararı, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla suç olmaktan çıkarılmışsa, bu durum memurun lehine yorumlanır ve göreve son verme işleminin hukuki dayanağı ortadan kalkar. Metinde atıf yapılan Danıştay 5. Dairesi'nin 11.2.1987 tarihli kararı bu prensibi doğrulamaktadır. TCK'nın 7. maddesi (eski TCK m. 2) uyarınca lehe olan kanun geçmişe yürür ve 'hükmolunmuş cezaların yasal sonuçları da kendiliğinden kalkar'. Bu ilke gereği, fiil artık suç sayılmadığından, bu fiile dayalı mahkumiyet de 'meydana gelmemiş' sayılır. Dolayısıyla, memur artık hükümlü sayılamayacağı için DMK m. 48'deki 'mahkum olmama' şartını ihlal etmiş olmaz. Danıştay, bu durumda memurun 'memur olma niteliğini taşıyan kişi' durumuna geri döndüğünü kabul ederek, göreve son verme işlemini iptal etmektedir.