Yargıtay Kanunu m. 28 ve Yargıtay İç Yönetmeliği m. 37 uyarınca, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı yardımcıları tarafından düzenlenen tebliğnamelerin hukuki statüsü nedir? Bu tebliğnameler kim adına düzenlenir ve bu durumun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisiyle olan potansiyel çelişkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98972

Yargıtay Kanunu m. 28 ve İç Yönetmelik m. 37'ye göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı yardımcıları, kendilerine verilen dosyaların tebliğnamelerini 'Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı adına düzenler ve onun yerine imza ederler'. Bu nedenle tebliğnameler, Başsavcı yardımcısının kişisel görüşü değil, kurumsal olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ve dolayısıyla Başsavcının görüşünü temsil eder. Potansiyel çelişki burada ortaya çıkmaktadır: Bir yanda, kurum adına verilen bir görüş (tebliğname) varken, diğer yanda aynı kurumun başı olan Başsavcının bu görüşün tam tersi yönde itirazda bulunması (CMK m. 308) bir tutarsızlık gibi görünmektedir. Metinde belirtilen bir görüşe göre bu bir çelişkidir ve Başsavcılık tebliğname ile bağlı olmalıdır. Ancak baskın olan Yargıtay uygulaması, tebliğnamenin sadece bir mütalaa olduğu ve olağanüstü kanun yolu olan itiraz yetkisinin daha üstün bir amaca (adaletin ve maddi gerçeğin tecellisi) hizmet ettiği gerekçesiyle bu çelişkiyi göz ardı ederek itirazın tebliğnameden bağımsız kullanılabileceğini kabul etmektedir.