TCK m. 99/2'ye göre, rızaya dayalı olsa bile gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürten kişi cezalandırılırken, aynı fıkrada çocuğunun düşürtülmesine rıza gösteren kadın için de ayrı bir ceza öngörülmüştür. Bu durum, ceza hukukundaki iştirak kuralları (şeriklik) açısından nasıl bir özellik göstermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98951

Bu durum, ceza hukukundaki iştirak kurallarının genel prensibine bir istisna teşkil eder ve 'suis generis' (kendine özgü) bir iştirak hali yaratır. Normalde, bir suçun işlenmesine rıza gösteren ve bu yönde irade beyanında bulunan kişi, azmettiren veya yardım eden olarak suça iştirakten sorumlu tutulur. Ancak TCK m. 99/2'de kanun koyucu, rıza gösteren gebe kadını iştirak hükümleriyle (TCK m. 37-41) değil, bizzat fiili işleyen failden (çocuğu düşürten) ayrı ve daha hafif bir ceza öngören bağımsız bir suç tipiyle (TCK m. 99/2, son cümle) sorumlu tutmuştur. Bu, kanun koyucunun gebe kadının durumunu özel olarak değerlendirerek onu şeriklikten ayırıp, daha az cezayı gerektiren özel bir suç faili olarak kabul ettiğini göstermektedir.