Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infaz rejimi, TCK m. 47'de belirtilen 'sıkı güvenlik rejimi'ne göre çektirilir. CGTİHK m. 25'te detaylandırılan bu rejimin, Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan 'insan haysiyetiyle bağdaşmayan ceza' yasağı karşısındaki durumunu, metinde belirtilen tecrit uygulamaları ve AİHM içtihatları çerçevesinde kritik bir bakış açısıyla değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98940

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı, TCK m. 47 uyarınca 'sıkı güvenlik rejimine' tabidir. Bu rejim, CGTİHK m. 25'te tek kişilik odada barındırılma, günde bir saat açık havaya çıkma ve spor yapma hakkı gibi kısıtlamalarla somutlaştırılmıştır. Metinde, bu uygulamaların, özellikle hükümlünün tecrit edilmesinin, Anayasa'nın 17. maddesindeki 'kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz' hükmüyle çelişebileceğine dair eleştirilere yer verilmektedir. AİHM'in 'Vinter ve Diğerleri/Birleşik Krallık' kararı da, umut hakkı çerçevesinde, ağırlaştırılmış müebbet mahkumlarının cezalarının belirli bir süre (25 yıl) sonra gözden geçirilmesini zorunlu kılarak, süresiz ve tecrit temelli infaz rejimlerinin insan onuruna aykırılığına işaret etmektedir. Dolayısıyla, CGTİHK m. 25'teki katı tecrit koşulları, Anayasal ve uluslararası insan hakları normları açısından tartışmalı bir nitelik taşımaktadır.