Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) arasında, bilirkişi raporunun delil değeri ve hakimi bağlayıcılığı açısından temel bir fark var mıdır? Her iki metindeki bilgilerden yola çıkarak karşılaştırınız.
Evet, temel bir fark vardır. Hukuk Muhakemesi'nde (HMK m. 282), 'Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.' Bu, hakimin bilirkişi raporuyla bağlı olmadığını, onu bir takdiri delil olarak değerlendireceğini ve gerekçesini açıklayarak raporun aksine karar verebileceğini gösterir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nda (CMK) ise bilirkişi raporu daha güçlü bir delil niteliğindedir. CMK m. 217 'Delilleri Takdir Yetkisi' başlığını taşısa da, özellikle çözümü uzmanlığı gerektiren konularda, hakimin yetersiz veya çelişkili olmayan bir bilirkişi raporunun aksine, bilimsel ve teknik bir gerekçe göstermeden karar vermesi Yargıtay tarafından bozma nedeni sayılmaktadır. Örneğin, bir sanığın akıl sağlığına ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu veya bir belgenin sahteliğine ilişkin kriminal rapor, Hukuk Muhakemesi'ndeki bir rapora göre çok daha bağlayıcı bir nitelik taşır. Bu fark, ceza yargılamasının 'maddi gerçeğe ulaşma' amacının daha ağır basmasından ve kişi hürriyeti gibi temel hakları ilgilendirmesinden kaynaklanır.