Görkem Çakmak başvurusunda (AYM, 2016/1499), başvurucuların 'tıbbi müdahale öncesi aydınlatılmadıkları ve rızalarının alınmadığı' iddiasının derece mahkemelerince hiç tartışılmaması, Anayasa Mahkemesi tarafından nasıl yorumlanmıştır? Aydınlatılmış onamın, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı ile ilişkisini açıklayınız.
Anayasa Mahkemesi, aydınlatılmış onam (rıza) iddiasının derece mahkemelerince hiç tartışılmamasını da kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının (Anayasa m. 17) ihlali olarak yorumlamıştır. Aydınlatılmış onam, kişinin kendi bedeni üzerinde karar verme (self-determinasyon) hakkının bir yansımasıdır ve maddi/manevi varlığın korunması hakkının temel bir unsurudur. Tıbbi bir müdahalenin hukuka uygun olabilmesi için, istisnai acil durumlar dışında, hastanın (veya yasal temsilcisinin) yapılacak işlem, muhtemel riskleri, alternatifleri ve sonuçları hakkında yeterli ve anlayabileceği bir dilde bilgilendirilmesi ve bu bilgilendirme üzerine serbest iradesiyle rıza göstermesi gerekir. Başvurucuların bu yöndeki iddiaları, yargılamanın sonucunu doğrudan etkileyebilecek niteliktedir. Derece mahkemelerinin bu esaslı iddiayı görmezden gelerek kararlarında hiç değinmemesi, yargılamanın özenle yürütülmediğini ve devletin pozitif usul yükümlülüğünü yerine getirmediğini gösterir. Bu durum, kişinin kendi bedeni üzerindeki tasarruf hakkına ve dolayısıyla maddi ve manevi varlığını koruma hakkına yönelik bir ihlal teşkil eder.