TCK m. 234/3, 'Kanunî temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu, rızasıyla da olsa, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutan kişi' için bir ceza öngörmektedir. Bu suçun oluşması için 'cebir, tehdit veya hile' kullanılması şart mıdır? Bu fıkranın temel amacı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98849

Hayır, TCK m. 234/3'te düzenlenen suçun oluşması için 'cebir, tehdit veya hile' kullanılması şart değildir. Hatta fıkrada açıkça 'rızasıyla da olsa' ifadesi kullanılarak, çocuğun kendi isteğiyle failin yanında kalmasının suçu ortadan kaldırmayacağı vurgulanmıştır. Bu suçun oluşması için failin, evi terk etmiş bir çocuğu yanında tutması ve bu durumu ailesine veya yetkili makamlara (polis, jandarma, savcılık) bildirmemesi yeterlidir. Bu fıkranın temel amacı, evi terk eden ve bu nedenle çeşitli tehlikelere açık hale gelen çocuğun bir an önce ailesine veya devletin korumasına kavuşturulmasını sağlamaktır. Kanun koyucu, çocuğun rızasına değil, velayet/vesayet hakkı sahibinin bilgi ve rızasına üstünlük tanımakta ve çocuğu korumasız bırakan eylemleri engellemeyi hedeflemektedir.