İcra ve İflas Kanunu m. 42'ye göre 'ilamsız takip' yoluna başvurulamayacak olan iki temel istisnai durum nedir?
İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 42'de, bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine dair cebri icraların kural olarak ilamsız takip yoluyla başlayabileceği düzenlenmişken, bu kurala iki temel istisna getirilmiştir: 1) Yabancı devlet aleyhine ilamsız takip yoluna başvurulamaz. Bu, devletlerin egemenliği ve yargı bağışıklığı ilkesinin bir yansımasıdır. 2) İdari yargının görev alanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamaz. Örneğin, bir vergi borcu veya idari para cezası için idare, doğrudan ilamsız icra takibi başlatamaz; bu alacaklar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun gibi özel usullere tabidir.