Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi (CMK m. 308) ile tebliğname (CMK m. 297) arasındaki ilişki nedir? Başsavcılık, onama talep ettiği bir tebliğnamenin ardından, Yargıtay Dairesi'nin onama kararına karşı bozma istemiyle itirazda bulunabilir mi? Metindeki Yargıtay uygulaması nasıldır?
Tebliğname (CMK m. 297), Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın temyiz edilen bir hüküm hakkındaki hukuki görüşünü içeren belgedir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı (CMK m. 308) ise Yargıtay ceza dairelerinin kararlarına karşı başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur. Metinde, tebliğnamenin Başsavcılığı bağlayıp bağlamayacağı konusunda doktrinde farklı görüşler olduğu, ancak Yargıtay uygulamasında tebliğnamenin bağlayıcı olmadığının kabul edildiği belirtilmektedir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2016/3052 E. sayılı kararı gibi örneklerde, sanık aleyhine onama isteyen bir tebliğnameye uygun olarak verilen onama kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının sonradan sanık lehine 'bozma' talebiyle itiraz edebildiği görülmektedir. Aynı şekilde, lehe tebliğnameye uygun verilen karara karşı aleyhe itiraz da mümkündür (YCGK 2017/1125 E.). Dolayısıyla, Yargıtay uygulamasına göre Başsavcılık tebliğnamedeki görüşüyle bağlı değildir ve tebliğnamenin aksi yönde itiraz yoluna gidebilir. Çünkü tebliğname sadece bir hukuki mütalaa iken, itiraz yetkisi maddi gerçeğe ve adalete ulaşma amacı taşıyan olağanüstü bir denetim yoludur.