CMK m. 103/2, 'kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinde şüpheli serbest bırakılır' hükmünü içerirken, beraat kararı sonrası tahliye için neden açık bir hüküm öngörmemiştir? Metindeki analizden yola çıkarak bu durumun arkasındaki hukuki mantığı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98817

Metindeki analize göre, kanun koyucunun beraat kararı sonrası tahliye için açık bir hüküm öngörmemesinin sebebi, bunun zaten beraat kararının doğal ve zorunlu bir sonucu olmasıdır. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı (KYOK), bir savcılık kararı olup mahkeme kararı (hüküm) niteliğinde değildir. Bu nedenle kanun koyucu, daha zayıf bir hukuki statüye sahip olan KYOK'un bile tutukluluğu sona erdirdiğini açıkça belirtme ihtiyacı hissetmiştir. Beraat kararı ise, CMK m. 223/2 uyarınca bir 'hüküm'dür ve delillerin tartışılarak sanığın suçsuz olduğunun mahkeme tarafından tespitidir. Bu karar, tutuklamanın ön şartı olan 'kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller' (CMK m. 100/1) kriterini temelden ortadan kaldırır. Hüküm niteliğindeki bir aklanma kararına rağmen tutukluluğun devam etmesi, hem akla hem de tutuklama tedbirinin mantığına aykırı olacağından, kanun koyucu bunu ayrıca düzenlemeyi gereksiz görmüştür. Beraat, 'evleviyet' (haydi haydi) ilkesi gereği tahliyeyi zorunlu kılar.