TCK m.283'te 'imkan sağlayan kimse' ifadesi, bu suçun sadece aktif (icrai) hareketlerle mi işlenebileceğini, yoksa ihmali (ihmali) hareketlerle de işlenip işlenemeyeceğini tartışınız. Örneğin, aranan bir kişiyi evinde gören ve yetkililere bildirmeyen ev sahibinin durumu nedir?
'İmkan sağlama' fiili, genellikle saklama, kaçırma gibi aktif hareketleri çağrıştırsa da, ihmali hareketlerle işlenmesi de mümkündür. Ancak bunun için failin, belirli bir hareketi yapma yönünde hukuki bir yükümlülüğünün (garantörlük) bulunması gerekir. Örneğin, bir otel işletmecisinin, müşterileri arasında aranan bir kişi olduğunu öğrenmesine rağmen kolluğa bildirmemesi, TCK m.284'teki 'suç delillerini bildirmeme' suçunu oluşturabilir, ancak bu özel hüküm yoksa ihmal suretiyle suçluyu kayırma olarak değerlendirilebilir. Normal bir vatandaşın, evine gelen misafirin arandığını öğrenip bildirmemesi ise, genel bir 'ihbar etme yükümlülüğü' bulunmadığından, kural olarak suç teşkil etmez. Ancak evinde aktif olarak barındırmaya, saklamaya devam etmesi, fiili icrai hale getirir ve TCK m.283'ü oluşturur. Dolayısıyla, suçun ihmali hareketle işlenmesi istisnai olup, failin özel bir hukuki yükümlülük altında olmasına bağlıdır. (Kaynak: Suçluyu Kayırma Suçu, TCK Madde 283 Gerekçesi)