Bir kamu görevlisi, görevini ifa ederken kendisine karşı 'pasif direnme' gösteren bir kişiye karşı orantısız güç kullanırsa ve bu kişi de buna tepki olarak 'aktif direnme' (cebir) gösterirse, TCK m.29 (haksız tahrik) hükümlerinin uygulanma olasılığını, 'görevin gereklerine uygun davranma' yükümlülüğü çerçevesinde tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98764

Bu durumda TCK m.29'un uygulanması kuvvetle muhtemeldir. Kamu görevlisi, görevini ifa ederken yasal sınırlar içinde kalmak ve orantılı davranmakla yükümlüdür. Pasif direnme, TCK m.265 kapsamında bir suç oluşturmaz. Görevlinin, suç teşkil etmeyen bu pasif direnmeye karşı orantısız güç kullanması, kendisi açısından 'haksız bir fiil' teşkil eder. Bu haksız fiilin yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisiyle kişinin tepki olarak cebir kullanması, görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluştursa da, haksız tahrik indiriminden yararlanmasını gerektirir. Yargıtay'ın (4. CD - Karar: 2015/1407) da belirttiği gibi, olayın başlangıcı ve gelişimi irdelenerek haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması zorunludur. Kamu görevlisinin haksız fiili, failin eyleminin hukuka aykırılığını ortadan kaldırmaz ancak kusurunu azaltır. (Kaynak: Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu (Mukavemet) Nedir? (TCK m.265))