Delil tespiti yoluyla alınan bilirkişi raporu, asıl davada 'kesin delil' niteliği taşır mı? Tarafların bu rapora itiraz hakkı var mıdır?
Hayır, delil tespiti yoluyla alınan bilirkişi raporu kesin delil niteliği taşımaz. Bu rapor, HMK m.282 uyarınca hakimin serbestçe takdir edeceği bir 'takdiri delil'dir. Davanın tarafları, delil tespiti dosyasına sunulan bu rapora, asıl dava sırasında itiraz edebilirler. Aleyhine tespit yapılan tarafın, tespit sırasında rapora itiraz etmemiş olması, asıl davada itiraz hakkını ortadan kaldırmaz. Mahkeme, tespit raporundaki bulguları yetersiz veya çelişkili bulursa ya da tarafların itirazlarını haklı görürse, yeniden keşif yapılmasına veya yeni bir bilirkişi raporu alınmasına karar verebilir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (2015/5944 E., 2016/3155 K.), mahkemenin sadece tespit raporuyla yetinerek karar vermesini eksik inceleme saymış ve bozma nedeni yapmıştır. (Kaynak: HMK Madde 400 - Delil Tespitinin İstenebileceği Hâller, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2015/5944 E., 2016/3155 K.)