HMK m.400'e göre delil tespiti istenebilmesi için 'hukuki yararın varlığı' şartı nasıl yorumlanmalıdır? Hangi hallerde hukuki yararın var olduğu varsayılır?
Delil tespiti, HMK m.400'e göre, ileride açılacak veya görülmekte olan bir davada kullanılacak bir delilin kaybolmasını veya kullanılmasının zorlaşmasını önlemek amacıyla zamanından önce toplanmasıdır. Bu kurumun işletilebilmesi için talepte bulunanın 'hukuki yararı' olmalıdır. Hukuki yarar, talebin reddedilmesi halinde talep edenin hakkına ulaşmasının zorlaşacak veya imkansız hale gelecek olmasıdır. HMK m.400/2, hukuki yararın ne zaman var sayılacağını özel olarak düzenlemiştir: Kanunda açıkça öngörülen haller dışında, 'delilin hemen tespit edilmemesi halinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dahilinde bulunuyorsa' hukuki yarar var sayılır. Örneğin, bir inşaattaki ayıbın, onarım yapıldıktan sonra tespiti imkansızlaşacağı için, onarımdan önce delil tespiti istenmesinde hukuki yarar vardır. Buna karşılık, banka kayıtları veya tapu kayıtları gibi resmi kurumlarda bulunan ve kaybolma ihtimali olmayan delillerin tespiti için genellikle hukuki yarar olmadığı kabul edilir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2014/13730 E., 2015/9545 K.) (Kaynak: HMK Madde 400 - Delil Tespitinin İstenebileceği Hâller)