Alacaklının, borçlunun itirazını hükümden düşürmek için başvurabileceği iki temel dava/yol olan 'itirazın iptali' (İİK m.67) ve 'itirazın kaldırılması' (İİK m.68) arasındaki temel farklar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98591

İki yol arasındaki temel farklar süre, görevli mahkeme ve ispat araçlarıdır. 1) Görevli Mahkeme ve Yargılama Usulü: İtirazın iptali davası (m.67), genel mahkemelerde (Asliye Hukuk/Ticaret Mahkemesi) genel hükümlere göre (yazılı yargılama) görülür ve daha kapsamlı bir yargılama yapılır. İtirazın kaldırılması talebi ise (m.68), icra mahkemesinde, daha sınırlı bir inceleme ile (basit yargılama) ve sadece belirli belgelere dayanılarak karara bağlanır. 2) Süre: İtirazın iptali davası, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. İtirazın kaldırılması ise itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde istenmelidir. 3) Dayanak Belge: İtirazın iptali davasında alacaklı, alacağını her türlü delille ispat edebilir. İtirazın kesin kaldırılması yoluna başvurabilmek için ise alacağın, İİK m.68'de sayılan 'imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senet' ya da 'resmi dairelerin veya yetkili makamların verdikleri bir makbuz veya belge' gibi sınırlı sayıdaki belgelerden birine dayanması zorunludur. (Kaynak: 2004 Sayılı Kanun İlamsız Takip)