Diyanet İşleri Başkanlığı kadrolarında görev yapan bir personelin, 'itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu' şeklindeki ortak niteliği kaybettiği gerekçesiyle görevine son verilebilmesi için hangi iki şartın bir arada gerçekleşmesi gerekir? Danıştay bu konuda nasıl bir değerlendirme yapmaktadır?
Danıştay 12. Dairesi'nin (2021/171 E., 2021/756 K.) kararına göre, bu gerekçeyle bir personelin görevine son verilebilmesi için iki şartın kümülatif olarak (birlikte) gerçekleşmesi gerekir: 1) Personelin İslam törelerine uygun olmayan bir eyleminin bulunması, 2) Bu eylemin 'çevresinde bilinir' olması. Yani, sadece uygunsuz bir eylemde bulunmak yeterli olmayıp, bu eylemin alenileşmesi, personelin mesleki veya sosyal çevresine yansıması gerekmektedir. Danıştay, bu 'çevrede bilinirlik' unsurunun her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerektiğini, aksi takdirde ortak niteliğin kaybedildiğinden bahsedilemeyeceğini ve göreve son verme işleminin hukuka aykırı olacağını belirtmiştir. (Kaynak: Memurluğun Sona Ermesi DMK 98. Madde)