CMK m.103/2'de 'kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinde şüpheli serbest bırakılır' hükmü yer alırken, beraat kararı için benzer açık bir hükmün olmamasını nasıl yorumlamak gerekir? Bu durum, beraat eden sanığın tutukluluğunun devamına imkan tanır mı?
Beraat kararı için benzer açık bir hükmün olmaması, beraat eden sanığın tutukluluğunun devamına imkan tanıdığı şeklinde yorumlanamaz. Kanun koyucu, bir savcılık kararı olan ve mahkeme hükmü niteliği taşımayan 'kovuşturmaya yer olmadığı' kararında bile şüphelinin derhal serbest bırakılmasını açıkça düzenlemiştir. Mahkeme tarafından verilen ve bir 'hüküm' niteliği taşıyan beraat kararının, savcılık kararından çok daha güçlü bir etkiye sahip olduğu açıktır. Kanun koyucunun beraat gibi bir aklanma kararının doğal ve zorunlu sonucu olarak tahliyenin gerçekleşeceğini varsaydığı ve bu durumu ayrıca düzenleme gereği duymadığı kabul edilmelidir. 'Evleviyet' (haydi haydi) ilkesi gereğince, daha zayıf bir kararda öngörülen sonuç (tahliye), daha güçlü bir karar olan beraat için de geçerli olmalıdır. Dolayısıyla, bu yasal boşluk, beraat kararına rağmen tutukluluğun devamına izin veren bir yorum için dayanak oluşturamaz. (Kaynak: Beraat Kararına Rağmen Tutukluluk Mümkün mü?)