Kısa süreli hapis cezasının TCK m.50/1 uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesi kurumunun amacı nedir ve bu durum 'kanun önünde eşitlik' ilkesine aykırılık teşkil eder mi?
Kısa süreli hapis cezalarının (1 yıl veya daha az) seçenek yaptırımlara çevrilmesinin temel amacı, cezanın bireyselleştirilmesidir. Kanun koyucu, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların cezaevinde infazının sakıncalarını (suçla yeni tanışanları profesyonel suçlularla bir araya getirme, damgalama vb.) göz önünde bulundurarak, failin kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, pişmanlığı ve suçun özelliklerine göre daha etkili, caydırıcı ve ıslah edici olabilecek adli para cezası, kamuya yararlı bir işte çalıştırma gibi alternatif yaptırımlar öngörmüştür. Aynı suçu işleyen farklı failler hakkında farklı bireyselleştirme kurumlarının uygulanması (birine erteleme, diğerine seçenek yaptırım gibi), kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı değildir. Çünkü bu durum, cezanın failin kişiliğine uygun hale getirilmesi için mahkemeye tanınan bir takdir hakkıdır ve keyfi değil, TCK m.50'de belirtilen objektif kriterlere dayalı bir değerlendirme sonucunda yapılır. (Kaynak: Hapis Cezası Nedir? (TCK 45-49), Y4CD-K.2016/3103)