5237 sayılı TCK'ya göre hapis cezasının 'bölünebilir bir ceza' olması ne anlama gelmektedir ve bu özellik, TCK m.3/1'de düzenlenen 'orantılılık ilkesi' ile nasıl bir ilişki içindedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98556

Hapis cezasının 'bölünebilir bir ceza' olması, kanunda belirtilen alt ve üst sınırlar arasında, suçun işleniş biçimi, failin kusuru gibi unsurlar dikkate alınarak somut olaya özgü bir ceza tayin edilebilmesidir. Örneğin, TCK m.157'deki dolandırıcılık suçunun cezasının 1 yıldan 5 yıla kadar olması, mahkemenin bu aralıkta bir süre belirleyebileceğini gösterir. Bu özellik, TCK m.3/1'deki 'suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur' şeklindeki orantılılık ilkesinin somutlaşmasını sağlar. Hakim, cezanın alt ve üst sınırı arasında takdir hakkını kullanırken, suçun işleniş biçimi, kullanılan araçlar, meydana gelen zarar gibi kriterleri dikkate alarak fiilin ağırlığıyla orantılı bir ceza belirlemek zorundadır. Bu, cezanın bireyselleştirilmesinin de bir gereğidir. (Kaynak: Hapis Cezası Nedir? (TCK 45-49))