Bir sözleşme yapılırken taraflardan birinin korkutulması (ikrah) halinde, korkutan kişinin üçüncü bir kişi olması durumu nasıl etkiler? TBK m. 37 bu konuda nasıl bir çözüm öngörmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98551

Korkutmanın üçüncü bir kişi tarafından gerçekleştirilmesi, sözleşmenin iptali açısından farklı sonuçlar doğurur. TBK m. 37'ye göre, eğer korkutan, sözleşmenin diğer tarafı ise, korkutulan taraf hiçbir ek koşul aranmaksızın sözleşmeyle bağlı değildir. Ancak, korkutan bir üçüncü kişi ise, korkutulan tarafın sözleşmeyle bağlı olmaması, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın bu korkutmayı 'bilmesine veya bilecek durumda olmasına' bağlıdır. Eğer karşı taraf iyi niyetliyse, yani korkutmayı bilmiyorsa ve bilmesi de gerekmiyorsa, sözleşme kural olarak geçerliliğini korur. Ancak bu durumda kanun, hakkaniyet gereği bir denkleştirme öngörmüştür: Sözleşmeyle bağlı kalmak istemeyen korkutulan, eğer hakkaniyet gerektiriyorsa, iyi niyetli olan diğer tarafa bir miktar tazminat ödemekle yükümlü olabilir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/tbk-borc-iliskisinin-kaynaklari/)