Hayvanları Koruma Kanunu'nun 13. maddesindeki 'ötanazi' kavramının kullanımı, kavramın orijinal anlamı (insanlar için ölme hakkı) düşünüldüğünde hukuken ve felsefi olarak neden eleştirilmektedir?
Metinde bu eleştiri açıkça dile getirilmiştir. 'Ötanazi' kelimesi, etimolojik ve felsefi olarak 'iyi ölüm' veya 'kolay ölüm' anlamına gelir ve iyileşme umudu kalmamış, dayanılmaz acılar çeken bir insanın, kendi 'özgür iradesiyle' yaşamına son verilmesini talep etmesi hakkını ifade eder. Bu kavramın merkezinde 'bilinçli irade' ve 'tercih hakkı' yatar. Hayvanlar, özellikle köpekler, içgüdüleriyle hareket eden, bu şekilde bir irade beyanında bulunma ve yaşamları hakkında rasyonel bir tercih yapma kapasitesine sahip olmayan varlıklardır. Dolayısıyla, insanlar için geliştirilmiş ve son derece tartışmalı olan bu 'ölme hakkı' kavramını, iradesi olmayan hayvanlar için bir 'öldürme' yöntemini meşrulaştırmak amacıyla kullanmak, kavramın anlamını saptırmak anlamına gelir. Eleştiri, bunun aslında 'öldürme' veya 'itlaf' eylemini daha kabul edilebilir bir dille sunma çabası olduğu yönündedir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hayvanlari-koruma-kanununun-13-maddesinde-yapilan-degisikligin-kapsami)