TCK m. 22/6'da düzenlenen, taksirli suçlara ilişkin şahsi cezasızlık sebebinin uygulanabilmesi için aranan 'münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından' etkilenme şartı ne anlama gelmektedir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun K.2010/228 sayılı kararı ışığında, olayda failin ailesi dışından bir kişinin de zarar görmesi bu hükmün uygulanmasını engeller mi?
Bu şart, meydana gelen neticenin öncelikli ve doğrudan doğruya failin kendisi ve ailesi üzerinde yıkıcı bir etki yaratmış olmasını ifade eder. Yargıtay CGK'nın anılan kararına göre bu şartın üç unsuru vardır: 1) Failin kendi eyleminin mağduru durumuna düşerek ağır düzeyde maddi/manevi etkilenmesi. 2) Failin 'ailevi durum' itibarıyla etkilenmesi (fail ile mağdur arasında biyolojik veya toplumsal anlamda bir aile ilişkisi bulunması). 3) Bu etkinin 'münhasıran' yani sadece failin kişisel ve ailevi durumuyla ilgili olması. Bu üçüncü unsur kritik öneme sahiptir. Eğer taksirli fiil sonucu, failin ailesinden birinin yanı sıra, faille ailevi ilişkisi bulunmayan başka bir kişi de ölmüş veya yaralanmışsa, TCK m. 22/6 hükmü uygulanamaz. Kanundaki 'münhasıran' kelimesi, zararın sadece failin aile çevresiyle sınırlı kalmasını gerektirir. Olayda üçüncü bir kişinin de doğrudan zarar görmesi, bu şahsi cezasızlık sebebinin uygulanmasına engel teşkil eder. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/sahsi-cezasizlik-ve-cezada-indirim-sebepleri.html)