Cinsel istismar suçundan yargılanan bir sanığın, mağdurun yaşı konusunda hataya düştüğünü (mağdurenin görünüm olarak 15 yaşından büyük olduğunu zannettiğini) ve bu iddiasını adli tıp raporuyla desteklediğini varsayalım. Yerel mahkeme, kararının gerekçesinde mağdurun nüfus kaydına göre yaşının küçük olduğunu belirterek mahkumiyet hükmü kurar, ancak sanığın bu 'hata' iddiasını hiç tartışmazsa, bu durum Anayasa Mahkemesi açısından nasıl bir sonuç doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98459

Bu durum, Anayasa m. 36'da güvence altına alınan dürüst yargılanma hakkının bir unsuru olan 'gerekçeli karar hakkının' ihlali sonucunu doğurur. Anayasa Mahkemesi'nin 2013/6419 başvuru numaralı kararında tam olarak bu durum ele alınmıştır. Sanığın, TCK m. 30'da düzenlenen 'hata' hükümlerinden yararlanma potansiyeli taşıyan ve suçun manevi unsurunu (kastı) doğrudan etkileyen bu savunması, 'ayrı ve açık bir yanıt verilmesini gerektiren, uyuşmazlığın çözümü için esaslı bir iddia' niteliğindedir. Mahkemenin, sanığın bu temel savunmasını ve bunu destekleyen delili (adli rapor) gerekçesinde hiç tartışmadan, sadece mağdurun resmi yaşına odaklanarak hüküm kurması, savunma hakkının ve gerekçeli karar hakkının özünü zedeler. Yüksek Mahkeme, bu gibi durumlarda, sanığın esaslı savunmasının cevapsız bırakılmasını hak ihlali olarak kabul etmektedir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/gerekceli-karar-hakki)