Müsadere ve tekerrür gibi güvenlik tedbirleri, 1412 sayılı CMUK'un 326. maddesinde (ve 5271 sayılı CMK m. 307) düzenlenen 'aleyhe bozma yasağı' kapsamında mıdır? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
Hayır, kapsamında değildir. Aleyhe bozma yasağı, hükmün yalnızca sanık lehine temyiz edilmesi durumunda, bozulup yeniden verilecek hükümdeki 'cezanın' öncekinden daha ağır olamayacağını ifade eder. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.12.2011 tarihli, E: 2011/6-219, K: 2011/280 sayılı kararında da açıklandığı gibi, bu yasak 'ceza' ile sınırlıdır. 5237 sayılı TCK'da yaptırımlar 'cezalar' (hapis ve adli para cezası) ve 'güvenlik tedbirleri' olarak ikiye ayrılmıştır. Müsadere (TCK m. 54-55) ve tekerrür (TCK m. 58) gibi uygulamalar, ceza değil, güvenlik tedbiridir. Bu nedenle, yerel mahkemenin bir güvenlik tedbirini (örneğin suçta kullanılan aracın müsaderesini) uygulamayı unutması veya hatalı uygulaması durumunda, hüküm sanık lehine temyiz edilmiş olsa bile, Yargıtay bu hukuka aykırılığı bozma nedeni yapabilir. Zira bu bozma, 'cezanın' ağırlaştırılması anlamına gelmez ve aleyhe bozma yasağını ihlal etmez. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-60-tuzel-kisiler-hakkinda-guvenlik-tedbirleri.html)