TBK m. 78'e göre, 'Zamanaşımına uğramış bir borcun ifası'ndan kaynaklanan zenginleşmeler geri istenemez. Bu kuralın hukuki temeli nedir? Zamanaşımına uğramış bir borcu ödeyen kişi, bu borcun artık hukuken talep edilemez olduğunu bilerek mi ödemiş olmalıdır?
Bu kuralın hukuki temeli, zamanaşımının borcun kendisini değil, sadece 'dava edilebilme' (talep edilebilme) hakkını ortadan kaldırmasıdır. Zamanaşımına uğrayan bir borç, 'eksik borç' haline gelir. Yani, borç hukuken var olmaya devam eder, ancak alacaklı bunu devlet gücüyle (dava, icra) tahsil edemez. Borçlu, bu borcu kendi iradesiyle öderse, aslında var olan ama eksik olan bir borcu ifa etmiş olur. Bu nedenle, yaptığı ödeme 'haklı bir sebebe' dayanır ve sebepsiz zenginleşme oluşturmaz. TBK m. 78, bu ödemenin geri istenemeyeceğini açıkça düzenlemiştir. Borçlunun, borcun zamanaşımına uğradığını bilerek veya bilmeyerek ödemesi sonucu değiştirmez. Eksik bir borcun gönüllü olarak ifası, ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi olarak kabul edilir ve bu nedenle geri talep edilemez. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/tbk-borc-iliskisinin-kaynaklari/)