5237 sayılı TCK'nın 290. maddesinin gerekçesi, maddenin birinci fıkrasının, 'hükmen hak sahiplerine teslim edilen taşınmaz mallara tekrar elkonulması'nı suç olarak tanımladığını belirtmektedir. Bu suçun oluşabilmesi için failin kastının neye yönelik olması gerekir? Failin, el koyduğu taşınmazın daha önce bir mahkeme hükmüyle başkasına teslim edildiğini bilmemesi, kast unsurunu etkiler mi?
Bu suç, 'genel kast' ile işlenebilen bir suçtur. Failin kastının, taşınmaza 'el koyma' eylemini bilerek ve isteyerek gerçekleştirmeye yönelik olması yeterlidir. Failin ayrıca kamu otoritesine karşı gelme gibi özel bir kastla hareket etmesi aranmaz. Ancak, suçun manevi unsurunun oluşabilmesi için, failin, eyleminin haksızlığını ve suçun kanuni tanımındaki diğer maddi unsurları bilmesi gerekir. Bu bağlamda, failin, el koyduğu taşınmazın daha önce bir 'mahkeme hükmüyle' başkasına teslim edildiğini bilmesi, kastın bir parçasıdır. Eğer fail, bu durumu bilmiyorsa ve bilmesi de kendisinden beklenemiyorsa, suçun maddi unsurlarından birinde 'hata'ya (TCK m. 30) düşmüş sayılır. Bu hata, kaçınılmaz bir hata ise, failin kastı ortadan kalkacağı için suç oluşmaz ve beraatine karar verilmesi gerekir. Dolayısıyla, failin bu konudaki bilgisi, kast unsurunun değerlendirilmesinde kritik bir öneme sahiptir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/tck-madde-290...)