5199 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yapılan değişiklikle 'ötanazi' ibaresinin 'öldürme' yerine kullanılması, kanunun uygulanmasında herhangi bir belirsizliğe yol açabilir mi? Bu ibarenin, kanunun amacına uygun ve kısıtlayıcı bir şekilde yorumlanması için hangi kriterler esas alınmalıdır?
Evet, 'ötanazi' ibaresinin kullanılması belirsizliğe yol açabilir. Çünkü bu kavramın hukukumuzda yerleşik bir tanımı yoktur ve halk arasında farklı anlamlarda kullanılabilmektedir. Bu durum, keyfi uygulamalara zemin hazırlama riski taşır. Kanunun amacına (hayvanları koruma) uygun ve kısıtlayıcı bir şekilde yorumlanması için şu kriterler esas alınmalıdır: 1) Tıbbi Zorunluluk: 'Ötanazi'nin sadece ve sadece veteriner hekim tarafından, bilimsel verilere dayalı olarak teşhis edilmiş, 'tedavi edilemeyen' ve hayvana 'dayanılmaz acı veren' bir hastalık veya yaralanma durumunda, acısını dindirmek amacıyla uygulanabileceği kabul edilmelidir. 2) Somut Tehlike ve Kontrol Edilemezlik: Saldırganlık nedeniyle uygulanacaksa, bu saldırganlığın insan veya diğer hayvanların hayatı için 'somut, ciddi ve giderilemez bir tehlike' oluşturduğunun ve bu davranışın eğitim, rehabilitasyon gibi yöntemlerle 'kontrol edilemez' olduğunun yine uzman (veteriner hekim, davranış uzmanı) raporuyla objektif olarak tespit edilmesi gerekir. 3) Son Çare Olma (Ultima Ratio): Ötanazinin, hayvanı yaşatmak için diğer tüm makul ve insani seçenekler (tedavi, rehabilitasyon, güvenli barınakta ömür boyu bakım) denendikten sonra, başka hiçbir çözüm kalmadığında başvurulacak en son çare olduğu kabul edilmelidir. Bu kısıtlayıcı yorum, hem kanunun ruhuna hem de Anayasal ölçülülük ilkesine uygun olacaktır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hayvanlari-koruma-kanununun-13-maddesinde-yapilan-degisikligin-kapsami)