İşverenin, işçiyi koruma ve gözetme borcu kapsamında, işyerinde 'güvenlik ve koruma sağlamaya' yönelik uygulamalar (örneğin, işyerine giriş-çıkışlarda arama yapılması) için işçinin rızasının alınması her zaman zorunlu mudur? 'Üstün yarar' kavramı bu durumu nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98310

Her zaman zorunlu değildir. Kural olarak, işçinin özel yaşamına müdahale niteliği taşıyan her uygulama için işçinin rızası gerekir. Ancak metindeki açıklamada da belirtildiği gibi, doktrinde kabul gören bir görüşe göre, eğer müdahale 'işverenin ya da işyerindeki üçüncü kişilerin kişilik değerleriyle bağlantılı bir üstün yararı' korumak veya 'kanunun verdiği yetkinin kullanılması' (örneğin, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun getirdiği yükümlülükler) amacıyla yapılıyorsa, işçinin rızasına gerek olmayabilir. Örneğin, hırsızlık olaylarının arttığı bir işyerinde, tüm çalışanların can ve mal güvenliğini sağlamak gibi 'üstün bir yarar' söz konusu olduğunda, işverenin ölçülülük ilkesine uygun olarak (herkesi kapsayan, ayrımcılık yapmayan, onuru zedelemeyen) yapacağı makul bir çanta kontrolü için işçinin rızası aranmayabilir. Burada, bireysel özel yaşam hakkı ile kolektif güvenlik hakkı arasında bir denge kurulur ve üstün olan yarar (güvenlik) korunur. Ancak bu müdahalenin keyfi olmaması ve amaca ulaşmak için zorunlu ve orantılı olması şarttır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/iscinin-ulasilamama-hakki/)