5237 sayılı TCK m. 22/6, bilinçli taksir halinde şahsi cezasızlık sebebinin uygulanamayacağını, ancak verilecek cezada 'yarıdan altıda bire kadar indirim' yapılabileceğini düzenlemiştir. Bu düzenleme, bilinçli taksirin basit taksire göre daha ağır bir kusur şekli olarak kabul edildiğini nasıl yansıtmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98306

Bu düzenleme, kanun koyucunun bilinçli taksir ile basit taksir arasında bir kusur derecelendirmesi yaptığını ve bilinçli taksiri daha ağır bir kusur hali olarak kabul ettiğini açıkça yansıtmaktadır. - Basit Taksir: Failin, öngörülebilir bir neticeyi öngörmeyerek hareket etmesidir. Bu durumda, eğer m. 22/6'daki diğer şartlar da varsa, failin kendi eyleminden duyduğu ızdırabın yeterli bir yaptırım olduğu kabul edilerek 'ceza verilmez' (şahsi cezasızlık). - Bilinçli Taksir: Failin, neticenin gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, 'olmaz' diyerek veya şansına/becerisine güvenerek hareketine devam etmesidir. Burada, failin riske karşı daha kayıtsız ve umursamaz bir tavrı vardır. Bu daha ağır kusurluluk hali nedeniyle, kanun koyucu faili tamamen cezasız bırakmak istememiştir. Ancak yine de failin ve ailesinin yaşadığı mağduriyeti bir miktar dikkate alarak, tam bir cezasızlık yerine, cezada önemli bir indirim yapılmasını (şahsi ceza indirim sebebi) öngörmüştür. Bu kademelendirme, kusurla orantılılık ilkesinin bir gereğidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/sahsi-cezasizlik-ve-cezada-indirim-sebepleri.html)