TBK m. 37 uyarınca, korkutma (ikrah) nedeniyle bir sözleşmenin iptal edilebilmesi için, korkutmanın bizzat sözleşmenin diğer tarafından gelmesi şart mıdır? Korkutan bir üçüncü kişi ise, korkutulanın sözleşmeyi iptal hakkı hangi koşula bağlanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98304

Hayır, korkutmanın bizzat sözleşmenin diğer tarafından gelmesi şart değildir. Korkutma, üçüncü bir kişi tarafından da gerçekleştirilebilir. Ancak, korkutan bir üçüncü kişi ise, korkutulanın sözleşmeyi iptal hakkı, aldatmada olduğu gibi, sözleşmenin diğer tarafının durumuna bağlanmıştır. TBK m. 37/1'e göre, eğer korkutan bir üçüncü kişi ise ve sözleşmenin diğer tarafı 'korkutmayı bilmiyorsa veya bilecek durumda değilse' (iyi niyetliyse), korkutulan taraf sözleşmeyle bağlı kalır. Ancak aynı fıkra, bu durumda 'hakkaniyet gerektiriyorsa', sözleşmeyle bağlı kalmak istemeyen korkutulanın, iyi niyetli diğer tarafa bir tazminat ödemekle yükümlü olabileceğini düzenlemiştir. Eğer sözleşmenin diğer tarafı, üçüncü kişinin korkutmasını biliyor veya bilebilecek durumdaysa (kötü niyetliyse), o zaman korkutulan taraf hiçbir ek koşul olmadan sözleşmeyi iptal edebilir. Bu düzenleme, korkutulan mağdur ile olaydan habersiz iyi niyetli karşı taraf arasında bir menfaat dengesi kurmayı amaçlamaktadır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/tbk-borc-iliskisinin-kaynaklari/)