5237 sayılı TCK m. 281/1'de düzenlenen 'Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez.' şeklindeki şahsi cezasızlık sebebi, 'nemo tenetur se ipsum accusare' (hiç kimsenin kendini suçlamaya zorlanamaması) ilkesiyle nasıl bir ilişki içindedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98303

Bu şahsi cezasızlık sebebi, 'nemo tenetur' ilkesinin somut bir yansıması ve doğal bir sonucudur. Nemo tenetur ilkesi, bir şüphelinin veya sanığın, kendi aleyhine delil sağlama, kendini suçlayıcı beyanda bulunma veya suçunu ikrar etme gibi bir yükümlülüğünün olmadığını ifade eder. Bu, adil yargılanma hakkının ve susma hakkının temelini oluşturur. Bir kişinin işlediği suçu gizlemek veya delilleri ortadan kaldırmak için çaba göstermesi, bu ilkenin pratik bir görünümüdür. Kişiden, hem suçu işleyip hem de daha sonra bu suçun delillerini koruyarak kendi aleyhine bir durum yaratmasını beklemek, onu kendini suçlamaya zorlamak anlamına gelirdi. Kanun koyucu, bu çelişkiyi ve insani durumu görerek, failin kendi suçunun delillerini yok etme eylemini, asıl suçun cezası içinde erimiş kabul etmiş ve bu eylemi ayrıca cezalandırmaktan vazgeçmiştir. Bu, failin savunma hakkına ve nemo tenetur ilkesine duyulan saygının bir göstergesidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/sahsi-cezasizlik-ve-cezada-indirim-sebepleri.html)