TBK m. 64, 'haklı savunma' ve 'hakkını kendi gücüyle koruma' hallerini hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlemiştir. Bu iki kurum arasındaki temel fark nedir? Bir kişi, kendisine borcunu ödemeyen borçlusunun arabasına, borcuna karşılık olarak el koyarsa, bu eylem bu iki kurumdan hangisi kapsamında değerlendirilebilir ve hukuka uygun sayılır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98292

İki kurum arasındaki temel fark, saldırının niteliği ve zamanlamasıdır. - Haklı Savunma (Meşru Müdafaa): Kişinin kendisine veya başkasına yönelmiş, 'gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı' o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı bir şekilde defetmesi zorunluluğudur. Burada, devam eden veya başlamak üzere olan bir saldırı vardır. - Hakkını Kendi Gücüyle Koruma (İhkak-ı Hak): Kişinin, devlet gücünün (kolluk) zamanında yardımını sağlayamayacağı ve hakkının kaybolması veya kullanılmasının zorlaşması tehlikesi bulunan durumlarda, hakkını kendi gücüyle korumasıdır. Burada, geçmişte kalmış bir hak ihlalinin telafisi veya gelecekteki bir hak kaybı tehlikesinin önlenmesi söz konusudur. Borçlunun arabasına el koyma eylemi, devam eden bir saldırı olmadığı için haklı savunma kapsamında değildir. Bu eylem, 'hakkını kendi gücüyle koruma' kapsamında değerlendirilebilir. Ancak bu eylem hukuka uygun sayılmaz. Çünkü TBK m. 64, bu hakkın kullanılabilmesi için 'kolluk gücünün yardımını zamanında sağlayamayacak olması' ve 'hakkının kayba uğramasını... önleyecek başka bir yol da yoksa' şartlarını aramaktadır. Alacaklının, alacağını tahsil etmek için icra takibi, ihtiyati haciz gibi yasal yollara başvurma imkanı varken, borçlunun arabasına zorla el koyması, bu şartları sağlamadığı için hukuka aykırıdır ve TCK açısından hırsızlık veya yağma suçunu oluşturabilir. Hakkını kendi gücüyle koruma, çok istisnai ve son çare olarak başvurulabilecek bir yoldur. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/tbk-borc-iliskisinin-kaynaklari/)