TBK m. 77 uyarınca, sebepsiz zenginleşmenin geri verilmesi yükümlülüğü, 'haklı bir sebep olmaksızın' zenginleşmeye bağlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrasında bu durum hangi hallerde 'özellikle' doğmuş sayılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98283

TBK m. 77/2, 'haklı bir sebep olmaksızın' zenginleşme durumunu somutlaştırmak için, bu yükümlülüğün 'özellikle' hangi hallerde doğmuş sayılacağını belirtmiştir. Bu haller şunlardır: 1) Geçerli Olmayan Bir Sebebe Dayanma: Zenginleşmenin temelindeki hukuki işlem (örn. sözleşme) baştan itibaren geçersizse (şekle aykırılık, ehliyetsizlik, muvazaa gibi nedenlerle), bu geçersiz işleme dayalı olarak yapılan edimler haklı bir sebebe dayanmaz ve geri istenebilir. 2) Gerçekleşmemiş Bir Sebebe Dayanma: Zenginleşme, ileride gerçekleşmesi beklenen bir sebebe dayalı olarak yapılmış, ancak bu sebep sonradan gerçekleşmemişse, yapılan edim sebepsiz kalır. Örneğin, evlenme vaadiyle verilen hediyelerin, evlilik gerçekleşmeyince geri istenmesi. 3) Sona Ermiş Bir Sebebe Dayanma: Zenginleşmenin temelindeki hukuki sebep başlangıçta geçerli olmakla birlikte, daha sonra ortadan kalkmışsa (örn. sözleşmenin iptali, feshi veya dönme ile), bu sebebe dayalı olarak yapılmış ve karşı edimi alınmamış olan ifalar sebepsiz zenginleşme oluşturur. Madde, bu üç hali 'özellikle' diyerek saydığı için, bunlar sınırlı sayıda değildir; haklı bir sebebin bulunmadığı diğer durumlar da sebepsiz zenginleşmeyi doğurabilir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/tbk-borc-iliskisinin-kaynaklari/)