5237 sayılı TCK'nın 290. maddesinin gerekçesinde, maddenin ikinci fıkrasının, 'muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim edilen taşınır malların alınması veya tahrip edilmesi veya ortadan kaldırılması hâlinde, nasıl cezaya hükmedileceği'ni belirttiği ifade edilmektedir. Bu fıkra, yeni bir suç tipi mi yaratmaktadır, yoksa mevcut suç tiplerine bir atıf mı yapmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98277

Bu fıkra, yeni ve bağımsız bir suç tipi yaratmamakta, mevcut ve bilinen suç tiplerine (hırsızlık, yağma, dolandırıcılık, mala zarar verme) bir 'atıf' yapmaktadır. Fıkra, eylemin işleniş biçimine göre hangi temel suçun uygulanacağını belirten bir 'uygulama kuralı' niteliğindedir. Yani, resmen teslim edilen mal; - Rıza dışı alınırsa, bu eylem 'hırsızlık' olarak nitelendirilir ve TCK'nın hırsızlık suçuna ilişkin maddeleri uygulanır. - Cebren alınırsa, bu eylem 'yağma' olarak nitelendirilir ve TCK'nın yağma suçuna ilişkin maddeleri uygulanır. - Hileyle alınırsa, 'dolandırıcılık' olarak nitelendirilir. - Tahrip edilirse, 'mala zarar verme' olarak nitelendirilir. TCK m. 290/2'nin getirdiği özgünlük, bu temel suçların konusunun 'resmen teslim olunan mal' olması ve failin 'malın sahibi olması' halinde özel bir indirim nedeni öngörmesidir. Dolayısıyla, bu fıkra bir suç tipi yaratmak yerine, belirli bir konu üzerinde işlenen temel suçlara nasıl bir yaptırım uygulanacağını ve özel bir indirim nedenini düzenlemektedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/tck-madde-290...)