İş Kanunu m. 8'de iş sözleşmesi tanımlanırken 'bağımlı olarak iş görme' unsuruna yer verilmiştir. Bu bağımlılığın, işverenin yönetim hakkı ile işçinin özel yaşamı arasındaki dengeyi nasıl etkilediğini ve 'ulaşılamama hakkı'nın bu denge içindeki yerini açıklayınız.
İş sözleşmesindeki 'bağımlılık' unsuru, işçinin işverenin emir ve talimatları altında, onun denetim ve gözetiminde iş görmesini ifade eder. Bu unsur, işverene 'yönetim hakkı' tanır. Ancak bu yönetim hakkı, sınırsız değildir. Sınırını, başta Anayasa olmak üzere kanunlar ve en önemlisi işçinin temel hak ve özgürlükleri, özellikle de 'kişilik hakları' ve 'özel yaşamı' çizer. İşçinin bağımlılığı, sadece işin görülmesi ve iş saatleriyle sınırlıdır; tüm yaşamını kapsamaz. 'Ulaşılamama hakkı', bu dengenin kurulduğu en kritik noktalardan biridir. Bu hak, bağımlılık ilişkisinin dinlenme sürelerinde ve mesai saatleri dışında askıya alındığını, işverenin yönetim hakkının bu zaman dilimlerini kapsamadığını ifade eder. İşçi, dinlenme süresinde işverene bağımlı değildir ve onun emir ve talimatlarına tabi değildir. Dolayısıyla ulaşılamama hakkı, bağımlılık unsurunun zamansal sınırını çizerek, işçinin özel yaşam alanını işverenin yönetim hakkının müdahalesine karşı koruyan bir kalkan işlevi görür. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/iscinin-ulasilamama-hakki/)