İşçinin 'ulaşılamama hakkı', iş sözleşmesinde işçinin açık rızasıyla ortadan kaldırılabilir mi? Örneğin, 'İşçi, mesai saatleri dışında da işverenin çağrılarına cevap vermeyi kabul ve taahhüt eder' şeklindeki bir hükmün geçerliliği, İş Kanunu'nun hangi temel ilkeleriyle çelişir?
Hayır, kural olarak ortadan kaldırılamaz. Böyle bir hüküm, İş Kanunu'nun temel ilkeleriyle çeliştiği için geçersiz kabul edilir. Çeliştiği ilkeler şunlardır: 1) İşçinin Korunması (Himayesi) İlkesi: İş hukuku, ekonomik olarak zayıf konumdaki işçiyi korumayı amaçlar. İşçinin, işini kaybetme korkusuyla bu tür bir hükmü özgür iradesiyle imzaladığı kabul edilemez. 2) Emredici Hükümlere Aykırılık Yasağı: Çalışma süreleri (İş K. m. 63), dinlenme süreleri (ara dinlenmesi, hafta tatili, yıllık izin) ve fazla çalışma koşulları (İş K. m. 41) kanunun emredici nitelikteki hükümleridir. Bu süreler, işçinin sağlığını ve sosyal yaşamını korumak için konulmuştur ve işçi aleyhine sözleşmeyle değiştirilemez. İşçinin dinlenme hakkından peşinen feragat etmesi anlamına gelen böyle bir hüküm, bu emredici kurallara aykırıdır ve TBK m. 27 uyarınca kesin hükümsüzdür. 3) Kişilik Hakkının Korunması: Bu tür bir taahhüt, işçinin özel yaşamına ve dinlenme hakkına ölçüsüz bir müdahale olduğu için kişilik haklarına da aykırıdır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/iscinin-ulasilamama-hakki/)