5237 sayılı TCK m. 290/2'de düzenlenen, hacizli malın yedieminden rızası dışında alınması suçunda, failin 'bu malın sahibi olması' hali bir şahsi cezasızlık sebebi midir, yoksa cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi bir sebep midir?
Bu durum, bir şahsi cezasızlık sebebi değil, 'cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi bir sebep'tir. TCK m. 290/2'nin son cümlesi, 'Kişinin bu malın sahibi olması hâlinde, verilecek cezanın yarısından dörtte üçüne kadarı indirilir.' diyerek, fiilin suç olma niteliğini koruduğunu ancak verilecek cezada önemli bir indirim yapılacağını düzenlemiştir. Eğer bu bir şahsi cezasızlık sebebi olsaydı, kanun 'cezaya hükmolunmaz' veya 'ceza verilmez' şeklinde bir ifade kullanırdı. Kanun koyucu, malın sahibi olan failin eylemindeki haksızlık içeriğinin, malın sahibi olmayan birine göre daha az olduğunu kabul etmiş, ancak kamu otoritesine (icra makamının muhafaza işlemine) karşı gelinen bu eylemi tamamen cezasız bırakmak istememiştir. Bu nedenle cezada indirim yolunu tercih etmiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/tck-madde-290...)