İdari davalarda dava açma süresinin 'ilanı gereken düzenleyici işlemlerde ilan tarihini izleyen günden itibaren' başlayacağı (İYUK m. 7) kuralı ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'ndaki 'yasaklama kararlarının Resmi Gazete'de yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği' (m. 58) hükmü bir arada nasıl yorumlanmalıdır? Karşı oydaki argümana göre, yasaklama kararının hukuki niteliği bu yorumu nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98264

Bu iki hükmün bir arada yorumlanması, işlemin hukuki niteliğine bağlıdır. Çoğunluk görüşü, yasaklama kararının Resmi Gazete'de yayımını, İYUK m. 7'deki 'ilan' olarak kabul edip, dava açma süresini bu tarihten başlatmaktadır. Ancak, Danıştay 13. Dairesi'nin 2008/3504 E. sayılı kararındaki karşı oyda ileri sürülen ve doktrinde de destek gören argümana göre bu yorum hatalıdır. Çünkü; 1) Hukuki Nitelik: İYUK m. 7'deki 'ilanı gereken düzenleyici işlemler' ifadesi, yönetmelik, tebliğ gibi genel, soyut ve sürekli nitelikteki işlemleri kapsar. Oysa ihaleye katılmaktan yasaklama kararı, belirli bir kişi veya şirkete yönelik, somut ve 'bireysel' bir idari işlemdir. 2) Yayımın Amacı: Yasaklama kararının Resmi Gazete'de yayımının amacı, bu kararı muhatabına tebliğ etmek değil, diğer kamu kurumlarını bu yasaklı kişiden haberdar ederek ihalelerin güvenliğini sağlamaktır. Bu bir 'duyuru'dur, 'ilan' yoluyla tebliğ değildir. Bu nedenle, karşı oya göre, bireysel işlem niteliğindeki yasaklama kararlarında dava açma süresi, genel kural olan 'yazılı bildirim' (tebliğ) veya öğrenme tarihinden itibaren başlamalıdır. Süreyi yayım tarihinden başlatmak, bireysel işlem ile düzenleyici işlem arasındaki farkı göz ardı etmek ve hak arama özgürlüğünü kısıtlamak anlamına gelir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/iyuk-madde-4...)