5237 sayılı TCK m. 167/1'de sayılan yakın akrabalar (üstsoy-altsoy, eş, aynı konutta yaşayan kardeş) arasındaki malvarlığı suçları için öngörülen şahsi cezasızlık hali, bu ilişkinin suç işlendikten sonra kurulması (örneğin, dolandırıcılık suçundan sonra fail ile mağdurun evlenmesi) durumunda da uygulanır mı?
Hayır, uygulanmaz. Metindeki açıklamada, şahsi cezasızlık nedeninin 'fiilin işlendiği sırada mevcut olması' gerektiği belirtilmiştir. Bu bir ön koşuldur. Şahsi cezasızlık sebebi, suçun işlendiği andaki objektif bir durumu esas alır. Dolayısıyla, dolandırıcılık suçu işlendiği sırada aralarında kanunda sayılan bir akrabalık ilişkisi bulunmayan fail ile mağdurun, suçtan sonra evlenmeleri, geriye dönük olarak bir cezasızlık hali yaratmaz. Fail, suçun işlendiği andaki hukuki statüsüne göre yargılanır ve cezalandırılır. Aksi bir kabul, kanunun amacına aykırı olarak, cezadan kurtulmak için sonradan bu tür ilişkilerin kurulmasını teşvik edebilirdi. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/sahsi-cezasizlik-ve-cezada-indirim-sebepleri.html)