5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun 13. maddesinde yapılan değişiklikle 'ötanazi' ibaresinin kullanılması, hukuki terminoloji açısından neden eleştiriye açıktır? Bu kavramın asıl anlamı ile kanundaki kullanımı arasındaki fark nedir?
Bu ibarenin kullanılması, hukuki ve felsefi anlamı itibarıyla eleştiriye açıktır çünkü 'ötanazi', kelime anlamı olarak 'iyi ölüm' veya 'kolay ölüm' anlamına gelir ve genellikle 'iyileşme olanağı bulunmayan, dayanılmaz acılar çeken bir canlının, kendi iradesi veya rızasıyla yaşamına son verilmesi' durumlarını ifade eder. İnsanlar için dahi hukuki statüsü son derece tartışmalı olan ve kural olarak TCK kapsamında suç teşkil eden bu kavram, irade beyanında bulunamayan, içgüdüleriyle hareket eden hayvanlar için kullanıldığında anlam kaymasına uğramaktadır. Metindeki analizde de belirtildiği gibi, ötanazi bir 'ölme hakkı'nı içerir. Oysa kanundaki düzenleme, belirli koşullar altında hayvanın yaşamına idare tarafından son verilmesini, yani bir nevi 'zorunlu itlaf' veya 'öldürme' eylemini düzenlemektedir. İrade beyanında bulunamayan bir hayvana 'ölme hakkı' tanınması mantıksal olarak mümkün değildir. Bu nedenle, 'ötanazi' kelimesinin kullanılması, yapılacak eylemin niteliğini yumuşatmak ve daha insani göstermek amacını taşısa da, kavramın asıl anlamıyla örtüşmediği için terminolojik olarak hatalı ve eleştiriye açıktır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hayvanlari-koruma-kanununun-13-maddesinde-yapilan-degisikligin-kapsami)