TBK m. 46 ve 47, yetkisiz temsilcinin yaptığı işlemin temsil olunan tarafından onanması veya onanmaması hallerini düzenler. Diğer tarafın, temsil olunandan 'uygun bir süre içinde' onayıp onamayacağını bildirmesini isteme hakkının hukuki niteliği ve işlevi nedir?
Bu hak, hukuki niteliği itibarıyla bir 'ihtar' veya 'bildirim' olup, askıda hükümsüz olan hukuki işlemin akıbetini bir an önce belirlemeyi amaçlayan bir usuli haktır. İşlevi, işlemi yapan diğer tarafı belirsizlikten kurtarmaktır. Yetkisiz temsilcinin yaptığı işlem, temsil olunan onayana kadar askıdadır. Bu bekleme süresi, işlemi yapan diğer taraf için hukuki bir belirsizlik yaratır. TBK m. 46/2, bu belirsizliği sona erdirmek için diğer tarafa, temsil olunana yönelteceği bir bildirimle 'uygun bir süre' tayin etme ve bu süre içinde kararını vermesini isteme hakkı tanır. Eğer temsil olunan, bu uygun süre içinde işlemi onadığını bildirmezse, diğer taraf artık bu işlemle bağlı olmaktan kurtulur. Bu, diğer tarafın tek taraflı olarak sözleşmeden dönmesini sağlayan, hukuki güvenliği ve işlem güvenliğini temin eden önemli bir mekanizmadır. 'Uygun süre', somut olayın özelliklerine göre dürüstlük kuralı çerçevesinde belirlenir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/tbk-borc-iliskisinin-kaynaklari/)