TBK m. 48 uyarınca, 'Ortaklık temsilcileri ile organlarının ve ticari vekillerin yetkisine ilişkin hükümler saklıdır.' Bu hüküm, temsil hukukunda hangi ilkeyi ifade eder ve pratik sonucu nedir?
Bu hüküm, hukukta 'özel kanun - genel kanun' ilişkisi ilkesini ifade eder. Türk Borçlar Kanunu, temsil konusunda genel hükümleri düzenler. Ancak, Ticaret Hukuku (şirket organlarının temsili), Dernekler Kanunu, Vakıflar Kanunu gibi alanlarda, temsil yetkisine ilişkin özel düzenlemeler bulunmaktadır. Örneğin, bir anonim şirketin yönetim kurulunun temsil yetkisinin kapsamı ve sınırları Türk Ticaret Kanunu'nda özel olarak düzenlenmiştir. TBK m. 48, bu tür özel düzenlemelerin, TBK'daki genel temsil hükümlerine göre öncelikli olarak uygulanacağını belirtir. Yani, bir uyuşmazlıkta hem genel hem de özel bir hüküm uygulama alanı buluyorsa, özel hüküm uygulanır (lex specialis derogat legi generali). Pratik sonucu, örneğin bir şirket yöneticisinin yetkisiz temsil iddiasıyla ilgili bir davada, çözümün öncelikle TBK'daki genel hükümlere göre değil, Türk Ticaret Kanunu'ndaki ilgili özel hükümlere göre aranması gerektiğidir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/tbk-borc-iliskisinin-kaynaklari/)