Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/551 K. sayılı kararına göre, fazla çalışma alacaklarından yapılan indirimin 'hakkaniyet indirimi' veya 'takdiri indirim' yerine 'karineye dayalı makul bir indirim' olarak nitelendirilmesinin sebebi nedir? Bu terminoloji değişikliği, indirimin keyfiliğini önlemede nasıl bir işlev görür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98236

Bu terminoloji değişikliğinin sebebi, indirimin hukuki temelini daha doğru bir şekilde ifade etmek ve keyfiliği önlemektir. 'Hakkaniyet' veya 'takdiri' indirim ifadeleri, hakimin tamamen soyut ve sübjektif bir değerlendirme ile, somut bir dayanağı olmaksızın indirim yaptığı algısını yaratabilir. Oysa Yargıtay'a göre bu indirimin temelinde bir 'karine' yatmaktadır: Bir işçinin uzun süre boyunca, hiç hastalanmadan, izin kullanmadan, sosyal bir mazereti olmadan her gün istisnasız fazla çalışma yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu karinesi. İndirim bu karineye dayalıdır. 'Karineye dayalı makul bir indirim' ifadesi, indirimin keyfi olmadığını, hayatın olağan akışı kuralına dayandığını ve oranın da 'makul' yani dosya içeriğiyle (işin niteliği, tanık beyanlarının tutarlılığı vb.) uyumlu, ölçülü olması gerektiğini vurgular. Bu, hakimin takdir yetkisini daha somut bir temele oturtarak, taraflar için daha öngörülebilir ve denetlenebilir bir uygulama sağlamayı ve olası keyfi kararların önüne geçmeyi amaçlar. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/tazminat-hukuku/fazla-calisma-mesai-ucreti-nedir.html)