Bir idari işlemin iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar veren İdare Mahkemesi kararının temyiz incelemesinde, Danıştay'ın bu kararı onaması, İYUK'un ve AİHS'nin hangi ilkeleriyle çelişebilir? Özellikle Danıştay 13. Dairesi'nin 2008/3504 E. sayılı kararındaki karşı oyda bu konuda hangi argümanlar ileri sürülmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98234

Bu durum, hak arama özgürlüğü (Anayasa m. 36) ve mahkemeye erişim hakkı (AİHS m. 6) ilkeleriyle çelişebilir. Danıştay 13. Dairesi'nin ilgili kararındaki karşı oyda, bu argümanlar şöyle özetlenebilir: İhalelere katılmaktan yasaklama kararları, birel idari işlemlerdir, düzenleyici işlem değildir. Bu tür kararların Resmi Gazete'de yayımlanması, idarelerin haberdar olmasını sağlamak içindir ve dava açma süresini başlatan bir 'ilan' niteliği taşımaz. Birel işlemlerde dava açma süresi, kural olarak işlemin ilgiliye 'yazılı bildirimi' (tebliği) ile başlar (İYUK m. 7). Dolayısıyla, yasaklama kararının Resmi Gazete'de yayım tarihinden itibaren sürenin başlatılması ve davanın süre aşımından reddedilmesi, hak arama özgürlüğüne orantısız bir kısıtlama getirir. Karşı oya göre, bu tür bir işlem, ilgiliye tebliğ edilmediği sürece, yasaklama süresi içinde öğrenme üzerine dava açılabilir. Mahkemenin, süreyi yayım tarihinden başlatarak davayı reddetmesi ve Danıştay'ın bunu onaması, aşırı şekilci bir yorumla mahkemeye erişim hakkını engellemektedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/iyuk-madde-4...)