Trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm veya yaralanmalarda, haksız fiilden doğan tazminat davası ile ceza davası arasındaki ilişki, ispat yükü açısından TBK m. 50 ve TBK m. 74 çerçevesinde nasıl şekillenir? Zarar görenin, uğradığı zararın miktarını tam olarak ispat edememesi halinde hukuk hakiminin yetkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98230

İki dava arasında ispat yükü açısından önemli farklar vardır. Ceza davasında, sanığın kusurunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatı gerekir (şüpheden sanık yararlanır ilkesi). Tazminat davasında ise, TBK m. 50/1 uyarınca zarar gören, 'zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır'. Ancak ispat standardı ceza hukukuna göre daha düşüktür; tam bir kanaat yeterlidir. TBK m. 74 uyarınca, hukuk hakimi ceza mahkemesinin kusur değerlendirmesiyle veya beraat kararıyla bağlı değildir. Zarar görenin, uğradığı zararın miktarını tam olarak ispat edememesi (örn. gelecekteki kazanç kaybının net olarak hesaplanamaması) durumunda ise, TBK m. 50/2 hukuk hakimine özel bir yetki tanır. Buna göre hakim, 'olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler'. Bu, hakime, ispat zorluğu çeken zarar göreni korumak amacıyla, takdir yetkisini kullanarak bir nevi zararı tahmin etme ve belirleme imkanı verir. Bu hüküm, adil bir sonuca ulaşmayı hedefler. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/tbk-borc-iliskisinin-kaynaklari/)