Zabıt kâtibinin görevi, yargılama işlemlerini tutanağa geçirmektir. CMK m. 32'nin, kâtipler hakkında da hâkimin reddi ve çekinmesine ilişkin hükümlerin uygulanmasını öngörmesinin ardındaki temel yargılama ilkesi nedir? Tarafsızlığı şüpheli bir kâtibin tuttuğu duruşma tutanağının ispat gücü nasıl etkilenir?
Bu düzenlemenin ardındaki temel yargılama ilkesi, 'adil/dürüst yargılanma hakkı' (Anayasa m. 36) ve bu hakkın bir alt unsuru olan 'yargılamanın ve yargı organlarının tarafsızlığı' ilkesidir. Yargılama, sadece karar veren hâkimin değil, tüm süreci yürüten mahkeme personelinin tarafsızlığını gerektirir. Zabıt kâtibi, duruşmada söylenenleri, yapılan işlemleri ve beyanları resmi bir belge olan duruşma tutanağına geçiren kişidir. Duruşma tutanakları, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgelerdir ve kanun yolu incelemesinde temel ispat araçlarından biridir. Tarafsızlığı şüpheli (örneğin, taraflardan biriyle husumetli olan) bir kâtibin, beyanları eksik, yanlış veya taraflı bir şekilde tutanağa geçirme riski vardır. Bu durum, maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engelleyebilir ve tarafların savunma hakkını zedeleyebilir. CMK m. 32, bu riski önlemek ve yargılamanın bütünüyle tarafsız bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla, kâtibin de reddedilebilmesini veya çekinebilmesini mümkün kılmıştır. Eğer bir kâtibin taraflı olduğu ispatlanırsa, tuttuğu tutanağın ispat gücü ciddi şekilde sarsılır ve tutanağın içeriğinin doğruluğu tartışmalı hale gelir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-32...)