TBK m. 34 uyarınca, 'Yanılan, yanıldığını dürüstlük kurallarına aykırı olarak ileri süremez.' hükmü, yanılma nedeniyle sözleşmenin iptali hakkını nasıl sınırlar? Diğer tarafın, sözleşmenin yanılanın kastettiği anlamda kurulmasına razı olduğunu bildirmesi durumunda ne olur?
Bu hüküm, yanılma hakkının kötüye kullanılmasını önleyen önemli bir sınırlamadır. Yanılan taraf, hatasını fark ettikten sonra, bu durumu karşı taraf aleyhine dürüstlük kuralına (TMK m. 2) aykırı bir şekilde kullanamaz. Örneğin, yaptığı sözleşmenin sonradan kendi lehine olmadığını fark eden bir taraf, önemsiz bir hatayı bahane ederek sözleşmeden kurtulmaya çalışamaz. Maddenin ikinci cümlesi bu ilkenin somut bir uygulamasını düzenler: 'Özellikle diğer tarafın, sözleşmenin yanılanın kasdettiği anlamda kurulmasına razı olduğunu bildirmesi durumunda, sözleşme bu anlamda kurulmuş sayılır.' Yani, yanılmayan taraf, hatayı fark edip 'Ben senin aslında kastettiğin koşullarla sözleşmeyi yapmayı kabul ediyorum' derse, yanılan taraf artık yanılma iddiasında bulunarak sözleşmeyi iptal edemez. Sözleşme, yanılanın asıl iradesine uygun olarak geçerli bir şekilde kurulmuş kabul edilir. Bu, hem sözleşmenin ayakta tutulması (favor contractus) ilkesine hem de dürüstlük kuralına hizmet eder. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/tbk-borc-iliskisinin-kaynaklari/)