Konkordato talep eden bir şirketin, başvuru sırasında sunduğu mali tabloların iyi durumda olduğunu göstermesine rağmen, daha sonra bu tabloların hatalı düzenlendiğini ve aslında durumunun daha kötü olduğunu ileri sürmesi, mahkeme tarafından nasıl değerlendirilmelidir? Direnme kararındaki BAM'ın bu konudaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #98221

Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), direnme kararında bu iddiayı dikkate almamıştır. BAM'a göre, şirketlerin ticari defter ve tablolarının, kamuya, ortaklara ve alacaklılara doğru bilgi verme yükümlülüğü vardır. Bir şirketin, konkordato başvurusu sırasında, hatta bağımsız denetim raporuyla destekleyerek sunduğu mali tabloların geçerliliğine güvenilmesi esastır. Şirketin daha sonra, bu tablolara göre konkordato şartlarını sağlamadığı ortaya çıkınca 'bu tablolar aslında hatalıydı, durumum daha kötü' demesi, çelişkili bir davranış olup dikkate alınamaz. BAM'a göre bu durum iki sakıncalı sonuç doğurur: Ya alacaklılar hatalı tablolarla yanıltılarak oylama yapılmıştır ki bu, konkordatonun reddini gerektirir; ya da şirketin durumu gerçekten daha kötüdür ki bu da projenin başarı şansının olmadığını gösterir ve yine reddi gerektirir. Bu yaklaşım, çelişkili davranış yasağı (venire contra factum proprium) ve ticari kayıtlara güven ilkesine dayanmaktadır. Mahkemenin, bir tarafın kendi kusuruna veya hilesine dayanarak hak elde etmesine izin vermemesi esastır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/konkordato-talebinde-bulunma/)